We will call you
Name Surname
PhoneNumber
E-Mail
Call Time
,

     

     

      Tarihi Yat Limanı

      Girne Kalesi

      Batık Gemi Müzesi

      Ağa Cafer Paşa Camii

      Girne Deniz Şehitliği Anıtı

      Bellapais Manastırı

      Karaoğlanoğlu Şehitliği ve Açık Hava Müzesi

      Barış ve Özgürlük Müzesi Anıtı

      St. Hilarion Kalesi

      Efsane Tank

 

Girne Tarihçesi; Kıbrıs’ın güney bölgesinde bulunan Girne Kenti, bulunan otelleri ve etkinlik olanakları nedeniyle adanın en popüler tatil bölgesidir. Genel olarak tanıtımlarda kullanılan Girne Kalesi ve tarihi liman önemli ziyaret alanıdır.

6000 yıllık bir geçmişe sahip olan Girne birçok tarihi ve kültürel mirası barındırmaktadır. Kıbrıs’ın 10 Krallığından biri olan ve geçmişi M.Ö. 10. Yüzyıl'a kadar dayanan Girne, ilk olarak Ege Bölgesinden gelen küçük gruplara ev sahipliği yapmıştır. Bu nedenlerden dolayı birçok medeniyetin izini taşımaktadır.

İlk yerleşim bölgesi olarak kıyıların tercih edildiği Kentte tarih sırasına göre Mısır, Hitit, Fenike, Pers, Büyük İskender, Roma, Bizans, İngiliz, Luzinyan, Ceneviz, Venedik, Osmanlı ve İngilizler hâkimiyet sürerek tarihi ve kültürel yapıya katkı sağlamışlardır.

Girne bölgesinde görülmesi gereken önemli ziyaret merkezleri ve kısa açıklamaları aşağıdaki gibidir.

Tarihi Yat Limanı; En çok resmini gördüğünüz Kıbrıs’ın en önemli simgesi olan bu mekân Venedik mimarisindeki binaları, birbirinden farklı kültüre hitap eden restoran ve kafeleriyle sizi etkileyecektir.

Girne Kalesi; Kesin inşa tarihinin belli olmamasına rağmen yapılan araştırmalar sonunda ele geçirilen kalıntılar neticesinde Helenistik ve Roma Dönemleri ’ne (M.Ö. III. yüzyıla) kadar uzan yapının kenti Arap Akınlarına karşı korumak amacıyla M.S. VII. yüzyılda Bizanslılar tarafından inşa edildiği kabul ediliyor.

Batık Gemi Müzesi; 1965 yılında bir sünger avcısı tarafından suyun üç metre derinliğindeyken fark edilen ve Pennsylvania Üniversitesi araştırmacıları tarafından su yüzüne çıkarılan bu müzede sergilenen gemi bugüne kadar bulunan en eski batık olduğu düşünülüyor. 15 metre uzunluğundaki geminin Rodos’tan yola çıkarak Doğu’ya giderken burada battığı tahmin ediliyor.

Ağa Cafer Paşa Camii; Kıbrıs Valisi Ağa Cafer Paşa tarafından 1589 yılında yaptırılan tek şerefesi bulunan ve tek minareli kesme taştan inşa edilen cami dikdörtgen planlıdır.

Girne Deniz Şehitliği Anıtı; 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı esnasında 21 Temmuz 1974 gününde Kocatepe Gemisi’nin batmasıyla şehit olan denizci personellerin anısına dikilmiş bir yapıdır. Anıtın yapımına 16 Ocak 1975 tarihinde başlanmış olup 27 Haziran 1975’te tamamlanarak halkın ve turistlerin ziyaretine sunulmuştur. Anıtın ön tarafında “Kıbrıs Barış Harekâtı Deniz Şehitleri Hatırasına” yazısı ve Deniz Kuvvetleri logosu yer almaktadır. Yapının arka yüzünde ise şehit olan toplam 68 subay, astsubay, erbaş/er ve sivil işçilerin isimleri yazılıdır. Tüm şehitlikler gibi burası da, destansı öykülerin kahramanlarına ait bir yapıdır.

Bellapais Manastırı; Gotik mimarinin en güzel eserlerinden biri olan Bellapais Manastırı, Fransızca ’da ‘’Barış Manastırı’’ anlamına gelmektedir. Ayrıca burada görev yapanların giydikleri beyaz giysilerinden dolayı ‘’White Abbey’’ (Beyaz Manastır) adıyla da bilinmektedir. M.S. 1158 – 1205 tarihleri arasında inşa edilmiş ve daha sonra Fransız Kralı Hugh III döneminde (1267 - 1284) bugünkü şeklini almıştır.

Kıbrıs’taki Lüzinyan Dönemi mimarinin en güzel örneklerindendir. Manastırın gelişmesi 1373 yılına kadar devam etmiştir. Ancak bu tarihte başlayan Ceneviz Akınlarında yağmalanarak tahrip edilmiştir.

Adanın Osmanlılar tarafından ele geçirildiği 1570 yılından sonra kapanmıştır ve şu anda müze olrak hizmet vermektedir.

Karaoğlanoğlu Şehitliği ve Açık Hava Müzesi, Kıbrıs Barış Harekâtı sonucunda Şehit olan Türk askerlerinin anısına Türkiye Cumhuriyeti tarafından yaptırılan Girne’deki bu şehitliğe, Kıbrıs Harekâtın ’da Kıbrıs'a ilk çıkan Türk Silahlı Kuvvetleri alayının komutanı olan Halil İbrahim Karaoğlanoğlu'nun ismi verilmiştir.

Şehitlikte 8 subay, 5 astsubay, 57 erbaş ve er olmak üzere toplam 70 Türk askerinin mezarı yer almaktadır.

Kuzey’den Güneye doğru bakan anıt Türkiye’nin gücünü ve kardeşliğini simgelemektedir.

Şehitliğin hemen yanında bulunan açık hava müzesinde ise 1974 Barış harekâtı sırasında Rumların kullandıkları araçlar sergilenmektedir.

Barış ve Özgürlük Müzesi Anıtı; 1974 Kıbrıs Barış Harekâtının başladığı 20 Temmuz gecesi karargâh binası olarak kullanılan Makarios’un diş doktoru Yorgacis’in evi Kıbrıs Türkünün mücadele tarihinde bir dönüm noktasıdır.

Binanın girişine, Rum askerleri tarafından atılan roketatar mermisi isabet etmiş ve meydana gelen şiddetli patlamada, 50. Piyade Alay Komutanı Piyade Kıdemli Albay İbrahim Karaoğlanoğlu, Hava İrtibat Subayı olarak görev yapan Pilot Binbaşı Fehmi Ercan ve iki er şehit olmuştur.

Bu nedenle tarihi belge özelliği kazanan ev, Kıbrıs Barış Harekâtını ölümsüzleştirmek amacıyla müze olarak düzenlenerek harekâtın ikinci yıldönümünde Barış ve Özgürlük Müzesi olarak resmi bir törenle ziyarete açılmıştır.

St. Hilarion Kalesi; Girne’ye 10 km mesafede bulunan kale güzel bir Girne manzarası seyretmek için ideal noktalardandır.

Kalenin günümüzdeki adı, Kudüs’ün Araplar tarafından ele geçirilmesinden sonra Mısır’dan Kıbrıs’a göçmen olarak gelen ve ömrünün son yıllarını ibadetle geçiren Aziz Hilarion’dan aldığı sanılmaktadır.

Adaya gelen Hilarion 370 yılında kalenin durduğu yere başta kilise ve manastır inşa eder. Manastır ve etrafı Bizans İmparatorluğu zamanında, Kıbrıs’ı Arap Akınlarına karşı savunmak ve kontrol amaçlı güçlendirilir ve kaleye çevrilir.

Kalenin alt kısmı deniz seviyesinden yaklaşık 660 metre, en tepesi ise 732 metre yüksekliktedir.

Beşparmak Dağının Zirvesindeki Efsane Tank: 1974 Kıbrıs Barış Harekâtında Beşparmak dağlarının zirvesinde bulunan bir kayanın tepesine tırmandığı ve Rum mevzilerini vurarak Türk askerine savaşı kazandırdığı hikâyelerde bahsi geçen tank efsaneleşmiştir.

1974 barış harekâtında efsane tankı beşparmak dağının zirvesine çıkaran askerler, onbaşı Gürler ERDAĞ, Er Abdulkadir KURT, Er Recep Doğan Yiğit’tir.

Efsane hikâyesi şöyledir: Birliğin komutanı, tankı zirveye çıkaran askerlere sorar. Evladım bu tankı buraya nasıl çıkardınız? Askerler; Komutanım, o anda gözlerimizin önünde engelsiz dümdüz bir yol göründü. Rumlar kaçıyorlardı, ateş ede ede bu zirveye çıktık. Komutan Mehmetçiğe emreder. Tankı oradan indirin. Erler hep beraber aynı şekilde cevap verirler. O yolu görmeden nasıl indirelim komutanım.

Bu hikâye Dilden dile, dolaşarak efsaneye dönüşmüştür. Bu efsane tankın Beşparmak dağının zirvesinde olduğu gerçektir.

Tank hâlâ o dağın zirvesinde ziyarete açık şekilde durmaktadır.

·         

     Karaoğlanoğlu Şehitliği ve Açık Hava Müzesi Barış ve Özgürlük Müzesi Anıtı

     St. Hilarion Kalesi

     Boğaz Şehitliği

     TMT Anıtı ve Rauf Denktaş Kabri

     Barbarlık Müzesi

     Yeşil Hat (Panoramik)

     Girne Kapı

     Mevlevi Tekkesi

     Dr. Fazıl Küçük Müzesi

     Venedik Sütunu ve Kaza Mahkemeleri

     Büyük Han

     Selimiye Camii

     Arap Ahmet Camii

     Derviş Paşa Konağı

     Sultan 2. Mahmut Kütüphanesi

 

Karaoğlanoğlu Şehitliği ve Açık Hava Müzesi/Barış ve Özgürlük Müzesi Anıtı

Girne’deki bu şehitliğe, Kıbrıs Harekâtın ’da Kıbrıs'a ilk çıkan Türk Silahlı Kuvvetleri alayının komutanı olan Halil İbrahim Karaoğlanoğlu'nun ismi verilmiştir.  Barış ve Özgürlük Müzesi olarak hizmet veren Makarios’un diş doktoru Yorgacis’in evi, Kıbrıs Türkünün mücadele tarihinde bir dönüm noktası olan 1974 Kıbrıs Barış Harekâtının başladığı 20 Temmuz gününün gecesi karargâh binası olarak kullanılmıştır. Bu binada o dönem kullanılan birçok materyal sergilenmektedir.

Daha Sonrasında Beşparmak dağlarında bulunan ziyaret mekanımız eşsiz Girne manzarasını izleyeceğimiz St. Hilarion Kalesi… Mısır’dan Kıbrıs’a 370 yılında göçmen olarak gelen ve ömrünün son yıllarını ibadetle geçiren Aziz Hilarion kalenin durduğu yere başta kilise ve manastır inşa eder ve daha sonrasında adaya gelen akınlar neticesinde etrafı sağlamlaştırılarak kaleye dönüştürülür.

Boğaz Şehitliği; Kıbrıs Harekatı’ndan şehadet şerbeti içen er ve erbaşların anısına yapılan mezarların bulunduğu Boğaz Şehitliği Kıbrıs'ın en görülesi yerlerinden biridir.

Lefkoşa-Girne yolundan gidildiğinde Boğaz bölgesinde bulunan şehitlik, turistler tarafından her yıl ziyaret edilmektedir. Şehitlik, GKK Komutanı Tuğgeneral Galip Mendi'nin çalışmaları sonucunda anıtsal yapı kazanmıştır. Şehitlik için aynı zamanda; Prof. Dr. Tankut Öktem'in yaptığı büyük bir Mehmetçik, 4 aslan, 4 anıtsal türden heykellerin yanı sıra 5 tane rölyef hazırlamıştır. Kıbrıs'ın gezip görülmesi gereken yerleri arasında bulunan Boğaz Şehitliği'nde 287 TSK askeri ve 26 Kıbrıslı Türk askerinin cenazesi vardır.

TMT Anıtı ve Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş Kabri; Rum EOKA örgütü, aslen İngilizlere karşı mücadele etmek için 1955 yılında kurulmuştu. Örgütün ideolojisi olan Enosis, adadaki Kıbrıslı Türk varlığını tamamen yok saymaktaydı. EOKA İngilizlere karşı mücadeleye başlayınca İngiliz yönetimi polis gücüne çok sayıda Kıbrıslı Türk aldı ve böylece EOKA'nın saldırılarında Türk polislerle Rum EOKA'lılar karşı karşıya getirildi.

EOKA'nın Enosis ideolojisine dayalı saldırılarından huzursuz olan Kıbrıslı Türkler ve Türkiye, buna karşılık olarak Taksim ideolojisini geliştirdi.

EOKA'nın Kıbrıslı Türklere yönelik saldırılarına karşılık vermek amacıyla 1956 yılında Volkan örgütü kuruldu. Bu dönemde Fazıl Küçük tarafından kurulmuş olan Kıbrıs Türk Mukavemet Birliği ve Kara Çete gibi diğer örgütler başarısızlığa uğrayarak Volkan'a katıldı.

Türk Mukavemet Teşkilatı, 23 Kasım 1957 akşamı, Lefkoşa varoşlarındaki Eğlence'de, Türkiye Kıbrıs Büyükelçiliği görevlisi Mustafa Kemal Tanrısevdi'nin evinde, Rauf Denktaş, Burhan Nalbantoğlu ve Mustafa Kemal Tanrısevdi tarafından kuruldu. Lefkoşa Türk Lisesi tarafından basılıp 26 Kasım 1957 günü örgüt, tüm Kıbrıslı Türk direnişçilerini TMT çatısı altında toplanmaya çağıran ilk bildirisini yayınladı. Ancak Türkiye tarafından desteklenmeyen bir mücadelenin başarıya ulaşmayacağı düşünülmesi nedeniyle, bu dönemde herhangi bir yapılanmaya gidilmediği gibi herhangi bir lider de belirlenmedi.

Denktaş, 2 Ocak 1958 günü Fazıl Küçük'le gittiği Ankara'da Türkiye Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu'yla görüştü ve konudan bahsetti. Zorlu Denktaş'a gönderirlerse silah alıp alamayacaklarını sorunca Denktaş alabileceklerini söyledi. Rüştü konuyu Genelkurmay Başkanlığı'na bildirdi. Konuyla ilgili olarak birkaç ay süren değerlendirmeler sonrasında örgütün kurulması için izin çıktı ve bu iş için Daniş Karabelen görevlendirildi.

Örgüt 18 yaşını geçmiş erkek veya kız gençlerle oluşturulacak, örgüte alınanların Türkiye'de veya Kıbrıs'ta eğitimden geçirilmesi zorunlu olacaktı. Planda örgüt mevcudu kısa vadede 5000, uzun vadede 10,000 olarak planlanmıştı. Kıbrıs'a TMT lideri başkanlığında ilk etapta beş subay gönderilecek, örgütün gelişmesine paralel olarak bu sayı ilk önce ona, daha sonra yirmiye çıkarılacaktı. Bunların yanı sıra en az on beş yedek subay da adaya gönderilecekti.

Nisan 1958'de Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş TMT'nin yapılanmasını konuşmak üzere Ankara'ya çağrıldı. Yapılan toplantıda 1958-60 döneminde TMT'de görev alacak Türk askerlerine ilişkin 23 kişiden oluşan bir liste hazırlandı. Toplantıda ilk TMT lideri olarak Rıza Vuruşkan'ın (kod adıyla "Ali Conan") atanması kararlaştırıldı. 5000 gençten oluşan silahlı gücün eğitiminin ise 1959 yılı sonu itibarıyla tamamlanmış olması hedeflendi.

Vuruşkan ve dört diğer subay 31 Temmuz/1 Ağustos 1958 gecesi Kıbrıs'a vardı. TMT'nin fiili olarak kuruluşu bu tarihte gerçekleşmiştir ve bu nedenle bu tarih kuruluş yıldönümü olarak kutlanır. Örgütün kurulmasının ardından kişiliği, yaşı ve sağlığı itibarıyla uygun görülenler yemin ederek örgüte üye oldular.

Barbarlık Müzesi; Müze,4 Aralık 1963'te başlayan olaylarda, Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı'nda görevli dr Binbaşı Nihat İlhan'ın evinin EOKACI Rum çeteleri tarafından 25-26 Aralık 1963 gecesi basılarak, ailesinin hunharca ve canice burada kurşuna dizilerek şehit edilmiştir sonrasında müze yapılarak 1 Ocak 1966 tarihinde ziyarete açılmıştır.

Yeşil Hat (Panoramik); Yeşil Hat, Kıbrıs'ta var olan iki ayrı devleti Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni (de facto) ayıran bölgeyi belirtmek için kullanılmaktadır.

İlk olarak 1964 yılında, o tarihte Birleşmiş Milletler'e bağlı "barış kuvvetleri" komutanı Peter Young tarafından ortaya konmuştur. Kendine bağlı kuvvetleri Lefkoşa'nın değişik bölgelerine dağıtan general Young, harita üzerine, daha sonra "Yeşil Hat" adını alacak olan yeşil renkli kalem ile bir hat çizer. "Yeşil Hat"ın bugünkü sınırları ise 1974 yılındaki Kıbrıs Harekâtı ile belirlenmiştir.

Girne Kapısı;  Eski Lefkoşa şehrinin sınırlarını belirleyen surlarda 3 önemli kapı, 3 önemli geçiş noktası bulunmaktadır. Girne Kapısı,  bu önemli giriş-çıkış noktalarından biridir.

Lefkoşa Mevlevihanesi; Lefkoşa’da 1593 yılında Kıbrıs fatihlerinden Arap Ahmet Paşa tarafından kurulan Mevlevi Tekke ve türbesi günümüze kadar gelmiştir. Mevlevi Tekkesi aynı zamanda Mevlevi Kültürü müzesi olarak kullanılmaktadır. Mevlevihane, Osmanlı döneminde önemli Mekânlardan birisidir. Osmanlı döneminde gemi ile hacca gidenlerin uğrak yeri olmuştur. Mevlevihane, yetiştirdiği insanlar ve verdiği hizmetlerle Kıbrıs’ta Osmanlı Türk tarihinin önemli kurumlardan birisi olmuştur.

17. yüzyılda Rumeli Beylerbeyi olan Ferhad Paşa bakımsızlıktan harap olmaya yüz tutmuş Mevlevihane’yi yeniden inşa ettirmiştir. Türkiye’de Cumhuriyet ilanından sonra Anadolu’daki tekkeler kapatılınca, Kıbrıs’taki Mevlevi Haneye, Halep Mevlevi Hanesinden Şeyh Şamlı Dede atandı. Şeyh Şamlı Dedenin vefatına kadar bu görevi sürdürmüş; Şeyh Şamlı dedenin vefatından sonra tekke önemini kaybetmiştir. Vakıflar idaresinin Türk toplumuna devredilmesiyle, 1956’dan itibaren tekkenin bazı odaları “Türk Çocuk Yuvası” olarak kullanılmış, kalan bazı odalar 1963’te Kıbrıs Türk Etnografya Müzesi olarak hizmete açıldı. 2001-2002 yılında yeniden düzenlendikten sonra 17 Aralık 2002 tarihinde Şeb-i Arus töreni ile Mevlevi Müzesi olarak yeniden ziyarete açıldı.

Dr. Fazıl Küçük Müzesi; Müze Konutu Dr. Fazıl Küçük ile ailesinin uzun yıllar yaşadığı No.172 Girne Caddesi Lefkoşa’daki konutları, 1925 yılında kesme sarı taştan inşa edilmiştir. Dr. Fazıl Küçük ailesine satın alma yoluyla geçen binanın zemin katı liderimiz tarafından hasta muayene odası, idarehane 1940-1958 yılları arasında klinik, üst katı da konut olarak kullanıldı. Yaşam yeri doktorluk mesleğini sürdürdüğü, mücadelenin başladığı ve yönetildiği konut, 14 Mart 1997 tarihinde müze olarak düzenlemiştir.

Büyük Han; Lefkoşa Sur içinin eskiyi yaşatan havası içerisinde muhteşem bir yapıdır. 1572’de Kıbrıs’ın ilk Beylerbeyi Muzaffer Paşa tarafından yaptırılmış. Lefkoşa’nın en önemli Türk devri yapıtlarından olup, adada inşa edilen ilk Türk mimari eseridir. Yapı, İngilizler tarafından 1878’den 1893 yılına kadar hapishane olarak kullanıldı. Büyük Han, restorasyonunun tamamlanmasının ardından 2002 yılında bu kez bir kültür sanat merkezi olarak halkın hizmetine sunulmuştur.

Selimiye Camii (Aya Sofya Katedrali) ;14. yüzyılda Lüzinyanlar tarafından St. Sophia katedrali adıyla Gotik mimarisiyle yapılan, Osmanlı Dönemi’nde ise camiye çevrilen anıtsal bir yapıdır. Lüzinyanların baş katedrali olması itibariyle Lüzinyan krallarının Kıbrıs krallık tacını giydikleri yerdir

Ancak ilkin 1373 yılındaki Ceneviz akınlarından, 1491 ile 1547 yıllarındaki iki büyük yer sarsıntısından hayli zarar gömüştür. Osmanlıların Lefkoşa’yı fethettikleri 9 Eylül 1570 tarihinde kullanılamayacak derece harap durumda olduğundan, cami olarak kullanılmak üzere tamir edilirken içine mihrap, minber ve kürsü eklenmiştir. Lala Mustafa Paşa Lefkoşa’nın fethinden sonraki ilk Cuma namazını, 15 Eylül 1570 tarihinde, bu camide kılmıştır.

Osmanlı Dönemi boyunca Ayasofya Camisi adıyla bilinmiştir. Kıbrıs II. Sultan Selim tarafından fethedildiğinden, Kıbrıs Müftüsü Caminin adını 13.8.1954 tarihinde ‘’Selimiye Camisi’’ olarak değiştirdi.

 

 

MailingTitle

MailingContent

MailingName
MailingSurName
E-Posta
Tamam

E-posta Gönderimi Başarılı 

Uyarı

E-posta ile Gönderimi Başarısız