We will call you
Name Surname
PhoneNumber
E-Mail
Call Time
,

     


     Boğaz Şehitliği

     TMT Anıtı ve Rauf Denktaş Kabri

     Barbarlık Müzesi

     Yeşil Hat (Panoramik)

     Girne Kapı

     Mevlevi Tekkesi

     Dr. Fazıl Küçük Müzesi

     Venedik Sütunu ve Kaza Mahkemeleri

     Büyük Han

     Selimiye Camii

     Arap Ahmet Camii

     Derviş Paşa Konağı

     Sultan 2. Mahmut Kütüphanesi

 

Lefkoşa’nın Tarihçesi; Değişik dönemlerde farklı uygarlıklara ev sahipliği yapmış sayısız tarihi eser bulunduran Kuzey Kıbrıs Cumhuriyeti’nin başkenti olan Lefkoşa şehri adanın ortasında yer almaktadır. İlk yerleşim tarihi yaklaşık M.Ö 3000-4000’dir. Lefkoşa, Bizans, Luzinyan, Venedik, Osmanlı ve İngiliz tarih ve kültürünü içinde barındıran önemli bir Akdeniz kentidir. Levkosia adını 10.yüzyılda almıştır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde geleneksel Osmanlı mimarisi tarzında Camiler, hanlar ve konaklar inşa edilmiş olup günümüze kadar gelen önemli tarihi yapıları içinde barındırır. Günümüzde Türk ve Rum tarafları olarak ikiye bölünmüş tek başkent özelliğini taşımaktadır.

Boğaz Şehitliği; Kıbrıs Harekatı’ndan şehadet şerbeti içen er ve erbaşların anısına yapılan mezarların bulunduğu Boğaz Şehitliği Kıbrıs'ın en görülesi yerlerinden biridir.

Lefkoşa-Girne yolundan gidildiğinde Boğaz bölgesinde bulunan şehitlik, turistler tarafından her yıl ziyaret edilmektedir. Şehitlik, GKK Komutanı Tuğgeneral Galip Mendi'nin çalışmaları sonucunda anıtsal yapı kazanmıştır. Şehitlik için aynı zamanda; Prof. Dr. Tankut Öktem'in yaptığı büyük bir Mehmetçik, 4 aslan, 4 anıtsal türden heykellerin yanı sıra 5 tane rölyef hazırlamıştır. Kıbrıs'ın gezip görülmesi gereken yerleri arasında bulunan Boğaz Şehitliği'nde 287 TSK askeri ve 26 Kıbrıslı Türk askerinin cenazesi vardır.

TMT Anıtı ve Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş Kabri; Rum EOKA örgütü, aslen İngilizlere karşı mücadele etmek için 1955 yılında kurulmuştu. Örgütün ideolojisi olan Enosis, adadaki Kıbrıslı Türk varlığını tamamen yok saymaktaydı. EOKA İngilizlere karşı mücadeleye başlayınca İngiliz yönetimi polis gücüne çok sayıda Kıbrıslı Türk aldı ve böylece EOKA'nın saldırılarında Türk polislerle Rum EOKA'lılar karşı karşıya getirildi.

EOKA'nın Enosis ideolojisine dayalı saldırılarından huzursuz olan Kıbrıslı Türkler ve Türkiye, buna karşılık olarak Taksim ideolojisini geliştirdi.

EOKA'nın Kıbrıslı Türklere yönelik saldırılarına karşılık vermek amacıyla 1956 yılında Volkan örgütü kuruldu. Bu dönemde Fazıl Küçük tarafından kurulmuş olan Kıbrıs Türk Mukavemet Birliği ve Kara Çete gibi diğer örgütler başarısızlığa uğrayarak Volkan'a katıldı.

Türk Mukavemet Teşkilatı, 23 Kasım 1957 akşamı, Lefkoşa varoşlarındaki Eğlence'de, Türkiye Kıbrıs Büyükelçiliği görevlisi Mustafa Kemal Tanrısevdi'nin evinde, Rauf Denktaş, Burhan Nalbantoğlu ve Mustafa Kemal Tanrısevdi tarafından kuruldu. Lefkoşa Türk Lisesi tarafından basılıp 26 Kasım 1957 günü örgüt, tüm Kıbrıslı Türk direnişçilerini TMT çatısı altında toplanmaya çağıran ilk bildirisini yayınladı. Ancak Türkiye tarafından desteklenmeyen bir mücadelenin başarıya ulaşmayacağı düşünülmesi nedeniyle, bu dönemde herhangi bir yapılanmaya gidilmediği gibi herhangi bir lider de belirlenmedi.

Denktaş, 2 Ocak 1958 günü Fazıl Küçük'le gittiği Ankara'da Türkiye Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu'yla görüştü ve konudan bahsetti. Zorlu Denktaş'a gönderirlerse silah alıp alamayacaklarını sorunca Denktaş alabileceklerini söyledi. Rüştü konuyu Genelkurmay Başkanlığı'na bildirdi. Konuyla ilgili olarak birkaç ay süren değerlendirmeler sonrasında örgütün kurulması için izin çıktı ve bu iş için Daniş Karabelen görevlendirildi.

Örgüt 18 yaşını geçmiş erkek veya kız gençlerle oluşturulacak, örgüte alınanların Türkiye'de veya Kıbrıs'ta eğitimden geçirilmesi zorunlu olacaktı. Planda örgüt mevcudu kısa vadede 5000, uzun vadede 10,000 olarak planlanmıştı. Kıbrıs'a TMT lideri başkanlığında ilk etapta beş subay gönderilecek, örgütün gelişmesine paralel olarak bu sayı ilk önce ona, daha sonra yirmiye çıkarılacaktı. Bunların yanı sıra en az on beş yedek subay da adaya gönderilecekti.

Nisan 1958'de Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş TMT'nin yapılanmasını konuşmak üzere Ankara'ya çağrıldı. Yapılan toplantıda 1958-60 döneminde TMT'de görev alacak Türk askerlerine ilişkin 23 kişiden oluşan bir liste hazırlandı. Toplantıda ilk TMT lideri olarak Rıza Vuruşkan'ın (kod adıyla "Ali Conan") atanması kararlaştırıldı. 5000 gençten oluşan silahlı gücün eğitiminin ise 1959 yılı sonu itibarıyla tamamlanmış olması hedeflendi.

Vuruşkan ve dört diğer subay 31 Temmuz/1 Ağustos 1958 gecesi Kıbrıs'a vardı. TMT'nin fiili olarak kuruluşu bu tarihte gerçekleşmiştir ve bu nedenle bu tarih kuruluş yıldönümü olarak kutlanır. Örgütün kurulmasının ardından kişiliği, yaşı ve sağlığı itibarıyla uygun görülenler yemin ederek örgüte üye oldular.

Barbarlık Müzesi; Müze,4 Aralık 1963'te başlayan olaylarda, Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı'nda görevli dr Binbaşı Nihat İlhan'ın evinin EOKACI Rum çeteleri tarafından 25-26 Aralık 1963 gecesi basılarak, ailesinin hunharca ve canice burada kurşuna dizilerek şehit edilmiştir sonrasında müze yapılarak 1 Ocak 1966 tarihinde ziyarete açılmıştır.

Yeşil Hat (Panoramik); Yeşil Hat, Kıbrıs'ta var olan iki ayrı devleti Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni (de facto) ayıran bölgeyi belirtmek için kullanılmaktadır.

İlk olarak 1964 yılında, o tarihte Birleşmiş Milletler'e bağlı "barış kuvvetleri" komutanı Peter Young tarafından ortaya konmuştur. Kendine bağlı kuvvetleri Lefkoşa'nın değişik bölgelerine dağıtan general Young, harita üzerine, daha sonra "Yeşil Hat" adını alacak olan yeşil renkli kalem ile bir hat çizer. "Yeşil Hat"ın bugünkü sınırları ise 1974 yılındaki Kıbrıs Harekâtı ile belirlenmiştir.

Girne Kapısı;  Eski Lefkoşa şehrinin sınırlarını belirleyen surlarda 3 önemli kapı, 3 önemli geçiş noktası bulunmaktadır. Girne Kapısı,  bu önemli giriş-çıkış noktalarından biridir.

Lefkoşa Mevlevihanesi; Lefkoşa’da 1593 yılında Kıbrıs fatihlerinden Arap Ahmet Paşa tarafından kurulan Mevlevi Tekke ve türbesi günümüze kadar gelmiştir. Mevlevi Tekkesi aynı zamanda Mevlevi Kültürü müzesi olarak kullanılmaktadır. Mevlevihane, Osmanlı döneminde önemli Mekânlardan birisidir. Osmanlı döneminde gemi ile hacca gidenlerin uğrak yeri olmuştur. Mevlevihane, yetiştirdiği insanlar ve verdiği hizmetlerle Kıbrıs’ta Osmanlı Türk tarihinin önemli kurumlardan birisi olmuştur.

17. yüzyılda Rumeli Beylerbeyi olan Ferhad Paşa bakımsızlıktan harap olmaya yüz tutmuş Mevlevihane’yi yeniden inşa ettirmiştir. Türkiye’de Cumhuriyet ilanından sonra Anadolu’daki tekkeler kapatılınca, Kıbrıs’taki Mevlevi Haneye, Halep Mevlevi Hanesinden Şeyh Şamlı Dede atandı. Şeyh Şamlı Dedenin vefatına kadar bu görevi sürdürmüş; Şeyh Şamlı dedenin vefatından sonra tekke önemini kaybetmiştir. Vakıflar idaresinin Türk toplumuna devredilmesiyle, 1956’dan itibaren tekkenin bazı odaları “Türk Çocuk Yuvası” olarak kullanılmış, kalan bazı odalar 1963’te Kıbrıs Türk Etnografya Müzesi olarak hizmete açıldı. 2001-2002 yılında yeniden düzenlendikten sonra 17 Aralık 2002 tarihinde Şeb-i Arus töreni ile Mevlevi Müzesi olarak yeniden ziyarete açıldı.

Dr. Fazıl Küçük Müzesi; Müze Konutu Dr. Fazıl Küçük ile ailesinin uzun yıllar yaşadığı No.172 Girne Caddesi Lefkoşa’daki konutları, 1925 yılında kesme sarı taştan inşa edilmiştir. Dr. Fazıl Küçük ailesine satın alma yoluyla geçen binanın zemin katı liderimiz tarafından hasta muayene odası, idarehane 1940-1958 yılları arasında klinik, üst katı da konut olarak kullanıldı. Yaşam yeri doktorluk mesleğini sürdürdüğü, mücadelenin başladığı ve yönetildiği konut, 14 Mart 1997 tarihinde müze olarak düzenlemiştir.

Büyük Han; Lefkoşa Sur içinin eskiyi yaşatan havası içerisinde muhteşem bir yapıdır. 1572’de Kıbrıs’ın ilk Beylerbeyi Muzaffer Paşa tarafından yaptırılmış. Lefkoşa’nın en önemli Türk devri yapıtlarından olup, adada inşa edilen ilk Türk mimari eseridir. Yapı, İngilizler tarafından 1878’den 1893 yılına kadar hapishane olarak kullanıldı. Büyük Han, restorasyonunun tamamlanmasının ardından 2002 yılında bu kez bir kültür sanat merkezi olarak halkın hizmetine sunulmuştur.

Selimiye Camii (Aya Sofya Katedrali) ;14. yüzyılda Lüzinyanlar tarafından St. Sophia katedrali adıyla Gotik mimarisiyle yapılan, Osmanlı Dönemi’nde ise camiye çevrilen anıtsal bir yapıdır. Lüzinyanların baş katedrali olması itibariyle Lüzinyan krallarının Kıbrıs krallık tacını giydikleri yerdir

Ancak ilkin 1373 yılındaki Ceneviz akınlarından, 1491 ile 1547 yıllarındaki iki büyük yer sarsıntısından hayli zarar gömüştür. Osmanlıların Lefkoşa’yı fethettikleri 9 Eylül 1570 tarihinde kullanılamayacak derece harap durumda olduğundan, cami olarak kullanılmak üzere tamir edilirken içine mihrap, minber ve kürsü eklenmiştir. Lala Mustafa Paşa Lefkoşa’nın fethinden sonraki ilk Cuma namazını, 15 Eylül 1570 tarihinde, bu camide kılmıştır.

Osmanlı Dönemi boyunca Ayasofya Camisi adıyla bilinmiştir. Kıbrıs II. Sultan Selim tarafından fethedildiğinden, Kıbrıs Müftüsü Caminin adını 13.8.1954 tarihinde ‘’Selimiye Camisi’’ olarak değiştirdi.

Arap Ahmet Paşa Camii; Kıbrıs fatihlerinden Arap Ahmet Paşa’nın adına 1845 yılına inşa edilmiştir klasik Osmanlı karakterinde kesme taştan inşa edilen caminin kare planlı ana mekanı yarım küre şekilli kubbesi ve ön taraftaki son cemaat yeri üzerindeki 3 küçük kubbesi vardır. Kıbrıs’ta 4 kez sadrazamlık, Tuzla Kaymakamlığı ve Mutasarıflık Müdürlüğü gibi görevlerde bulunan Kıbrıslı Mehmet Kamil Paşa'nın ve Kıbrıs'ta Mutasarıflık görevi yapmış olan İshak Paşa'nın da mezarları bu camide bulunmaktadır. 

Derviş Paşa Konağı (Etnografya Müzesi);  Bu konak Kıbrıs’ın ilk gazetesi olan Zaman gazetesi sahibi Derviş Paşaya aittir. İki katlı ve l planlıdır bu konak yapısı ve mimarisi itibariyle Osmanlı konut mimarisini yansıtmaktadır. Kesin yapım tarihi bilinmemekle beraber sonradan ilave edildiği belli olan badadi sistemde yapılmış olan başodanın süslemeli tavanında 1869 tarihi yazılıdır. 1979 yılında kamulaştırılıp Etnografya Müzesi olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Sultan II Mahmut Kütüphanesi; Sultan II. Mahmut dönemine rastlayan 1829 yılında Kıbrıs valisi Ali Ruhi Efendi tarafından yaptırılmıştır. Kütüphanede bulunan taş yazıtta Sultan Mahmut ile kütüphaneden övgü ile söz edilmektedir. Yaklaşık 1700 adet basılmış ve el yazması eski kitap bulunur. Kütüphaneye başta II. Sultan Mahmut olmak üzere tanınmış birçok kişi kitap bağışında bulunarak kütüphanenin zenginleşmesini sağlamıştır.


GÜZELYURT LEFKE BÖLGESİ:


     Geçitköy Barajı (Panoramik)

     Mavi Köşk (Kaçakçının Köşkü)

     Güzelyurt Doğa ve Arkeoloji Müzesi

     Soli Antik Kenti 

     Vuni Sarayı

     Lefke Piri Mehmet Paşa Camii

     Lefke Su Kemerleri

     Cengiz Topel Anıtı

 

Güzelyurt Tarihçesi; Kuzey Kıbrıs’ın Kuzey-batısında yer alan Antik dönemde Yunanistan’dan göç eden Sparta’lılar tarafından tanrıça Afrodit için kurulduğu söylenen bir şehirdir. Girne, Lefke ve Lefkoşa şehirlerinin ortasında yer alan Güzelyurt, ılıman havası ile adanın narenciye üretimi açısından en verimli portakal ihracatının büyük çoğunluğunu karşılayan kentidir.

Geçit köy barajı (Panoramik); Asrın projesi olarak bilinen Kuzey Kıbrıs’a Su Temin Projesi için Anamur’dan Denizin altında döşenen borularla Girne yakınlarında Güzelyalı terfi merkezine getirilen  su Yeniköy’de yapılan bu barajda toplanmaktadır. Barajın etrafında yapılan mesire alanında muhteşem manzaralar oluşmuş olup panoramik olarak görülmeye değer.

Mavi Köşk (Kaçakçının Köşkü) Mavi Köşk, Girne'den Güzelyurt'a giderken Beşparmak Dağları'nın bittiği yerde, Barış Kuvvetleri'ne bağlı askeri bölgenin içinde bulunmaktadır. Köşk 1957 yılında İtalyan asıllı Rum – Paolos Paolides tarafından yaptırılmıştır.

İki katlı olan köşk, Türk ve Rum mimari özellikleri, yanı sıra Akdeniz ve İtalyan mimari özelliklerini taşımaktadır. Paolides, paha biçilmez tablolar, el işi İran halıları, içki dolapları, biblolar vb. eserlerle evini donatılmıştır.

Paolidis, Köşkün bayan misafirlerine özel süt havuzu da yaptırmış. Köşkte süt banyosu yapan ünlü isimlerden - Fransız aktris Sophie Loren’nde yer almaktadır.

Güzelyurt Doğa ve Arkeoloji Müzesi; Çift katlı olan Arkeoloji ve Doğa olmak üzere iki bölümden oluşan Müze Binası 1979 yılında ziyarete açılmıştır.

Doğa bölümü alt katta olup Kıbrıs'ta görülen yerli ve göçmen kuş çeşitleri, böcekler, yılanlar, Akdeniz'de yaşayan balık türleri ve Kıbrıs'ın jeolojik yapısında mevcut olan taş çeşitleri bu bölümde sergilenmektedir.

Üst katta yer alan Arkeoloji bölümünde ise Kıbrıs'ın çeşitli yerlerinde bulunmuş eski eserler kronolojik bir düzen içerisinde (Neolitik Çağ'dan Orta Çağ'a kadar) sergilenmektedir. Kıbrıs’ın en önemli antik kentlerinden olan Sili’deki kurtarma kazısında bulunan 2500 yıllık paha biçilmez tarihi eserler Güzelyurt Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.

Soli Antik Kenti Kalıntıları; Güzelyurt bölgesindeki Lefke kasabasında yer alan antik kent birçok görülmesi gereken yapıta ev sahipliği yapmaktadır. Günümüzde Soli hakkındaki bilgiler ancak M.Ö. 700 yılına kadar dayanıyor.

Kentin adı Atinalı filozof Salon’a dayandığı sanılmaktadır. Tunç Çağında kurulan ve deniz kıyısında duran, bakır yatakları ve geniş limanı ile Soli, adada zamanının en önemli şehirlerin biri olduğu görülüyor.

Asur İmparatorluğu döneminde Soli, adanın en büyük şehirlerinden olup adı ‘’Si-il-lu’’ olarak geçer. Süveyş Kanalı yapımında, kentin binalarının çoğu sökülüp, malzeme olarak götürülür.

Ziyaretçilerin dikkatini çeken yapıtlardan olan IV. yüzyılda yapılan Soli Bazilikası, Yunan Tiyatrosu yerine II. yüzyılın sonunda yapılan, 4.000 kişi alabilen Roma Tiyatrosu ve Tiyatronun doğusunda olan Afrodit Tapınağı kalıntıları – bunların en önemlileridir.

Vuni sarayı kalıntılarını; Kuzey Kıbrıs’ın Lefke kasabasını batısında yaklaşık 6 km uzakta bulunan Soli kentini Pers hâkimiyeti altında tutmak için inşa edildi. 137 odası bulunan Sarayın inşası dört yılda tamamlandı ve Rakımı 267 metre olan bir tepe üzerine etrafı surlarla çevrili olarak

Yapının üç ana bölümü vardır, bunlar en tepede bulunan Athena Tapınağı, tapınağın hemen altındaki bulunan saray ve diğer tapınaklar, bunların da aşağısındaki bulunan evlerdir. Bu üç bölüm tepeden denize doğru eğimli olan üç farklı teras üzerine kurulmuştu.

MÖ 449 yılında Atinalı General Kimon'un sarayın bulunduğu bölgeyi ele geçirmesi üzerine MÖ 440 yılına kadar olan dönemde Yunan mimarisi özelliklerinin görüldüğü bir mimari değişimden geçmiştir.

Lefke Piri Mehmet Paşa Camii; 649-963 yılları arasında Kıbrıs’a gerçekleştirilen İslam akınlarının birinde, buradaki Ay Yorgi Kilisesi camiye dönüştürülmüş ve akınlar bittikten sonrada varılan anlaşmanın bir gereği olarak bu gibi yerlere yerli halk tarafından dokunulmamıştır.

Ancak bu cami Kıbrıs’ın Osmanlı İdaresine girdiği 1571 yılına kadar bakımsızlıktan yıkılacak duruma gelmiş. Kıbrıs’ın fethine katılan ve Yavuz Sultan Selim ile Kanuni Sultan Süleyman’ın sadrazamlığını yapmış Piri Mehmet Paşa’nın torunu olan Ebubekir Bey, Lefke’nin de dahil olduğu ‘Baf Sancağı’ yönetimine getirilince, bakımsızlıktan harap olan eski binayı tamir ettirerek, camiye çevirdikten sonra dedesi Piri Mehmet Paşa’nın adını vermiştir. 

Lefke Su Kemeri; Lefkede’ki su kemerleri, El Haç Ali Efendi İbni Ebubekir Efendi tarafından yapılmış ve 1102 H (1690) tarihinde oluşturulan Ebubekir Efendi Vakfı’na dahil edilmiştir.

Lefke’de ayrıca Maratasa deresinden sağlanan suyla değirmenleri döndürmek için yapılmış bir dizi köprülü suyolu da bulunmaktadır. Bu suyollarının bazıları önceleri 1887 yılında Baddal Ağa tarafından inşa edilen değirmenin su ihtiyacını karşılarken, şimdilerde tarlalar ile bahçeleri sulamak amacıyla kullanılmaktadır.

Ay. Yorgi Kilise kalıntıları üzerine kurulmuş olduğuna inanılan Yukarı Mahalle’deki Piri Osman Paşa Camisinin yanından geçen su arkı ise eskiden beri ‘Ay Yorgi Su Arkı’ adıyla bilinmektedir.

Cengiz Topel Anıtı; 8 Ağustos 1964'te Türk Hava Kuvvetleri'nin Kıbrıs'ta gerçekleştirdiği uyarı uçuşunda, uçağı Rum uçaksavarlar tarafından vurulunca paraşütle atlamayı başarmasına rağmen esir alındıktan sonra öldürülmüştür.

Rumlar tarafından hastanede öldüğü belirtilen Topel'in naaşı 12.ağustos 1964’te iade edilmiştir. Türk Hava Kuvvetleri'nin Kıbrıs'taki ilk pilot kaybıdır.

MailingTitle

MailingContent

MailingName
MailingSurName
E-Posta
Tamam

E-posta Gönderimi Başarılı 

Uyarı

E-posta ile Gönderimi Başarısız